29 Kasım 2019 Cuma 20:18
Sidre Ağacı nedir? Sidre ne demektir? Sidret’ül Mübteha hakkında bilgi ve anlamı
Takip Et:

Sidret’ül Mübteha, yükselişteki son durakta bulunan cennetin girişindeki ağaçtır. Bazı hadeslerde yazılanlara göre bu ağacın büyüklüğünün 70 arşın olduğu açıklanmıştır.

SİDRET’ÜL MÜBTEHA KELİME ANLAMI NEDİR?

Sidretü’l-müntehâ, son sidre anlamına gelir ve izâfi bir terkiptir.

Mübteha: İsm-i mekân ya da mimli fiili olan bu kelime, “nihayet diresi” veya “son sınır sidresi” anlamna gelen bir isimdir.

  1. “Arabistan kirazı” denilen bir ağaç.

SİDRE

  1. Arabistan kirazı.
  2. Cennetteki son ağaç.
  3. İnsanoğlunun bilim ve sanatta ulaşabileceği son nokta.
  4. Ağaca teşbih edilen, yedinci kat gökte bir makam ismi.

SİDRETÜL MÜBTEHA

  1. Vahiy meleği Cebrail’in yedinci kat gökteki makamı. (Osmanlıcada yazılışı: sidreü’l-Mübteha).
  2. Mahlukat ilminin ve amelinin kendisinde nihayet bulup kevn alemini hududlandıran bir işaret. Yedinci kat gökte olduğu rivayet edilen ve Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam’ın ulaştığı en son makam. (Osmanlıca’da yazılışı: sidret-ül Mübteha)

SİDRET’ÜL MÜBTEHA

Mübteha kelimesinin anlamı, son, nihayet ve bitiş demektir. Sidre kelimesinin anlamı ise ağaç’tır. Mütercim Âsun Efendi meşhur Kamus’unda “sidre” kelimesini şöyle açıklamaktadır: “Sidre, Arabistan kirazı denilen bir ağaca verilen isimdir. Trabzon hurması bu ağacın cinsindendir, gölgesi gayet koyu ve latifdir”.

Sidre’nin anlamı ise daha önce de yazdığımız gibi ağaç anlamına gelir. Kamus Tercemesi’nde sidre kelimesi hakkında şöyle bilgiler mevcuttur. “Sidr, in kesri ve n sükunu ile okunur. Nebk ağacına verilen bir isimdir. Buna “Arabistan kirazı” da denir ki, Trabzon hurması da aynı nevidendir. Bu kelimenin müfredi sidre, çoğulu, siderât, sidirat, sider ve südür şeklinde gelir. Adı geçen bu ağaç, iki çeşittir. Birisi büstânî (bahçeye mahsus)dir ki meyvası hoş olup yapraklarıyla da yıkanılmaktadır. Diğeri de berrî (toprağa mahsus)dir ki bunun meyvası tatsızdır. Her ikisinin de gölgesi gayet koyu, hoş ve hafiftir”.

Sidre kelimesinin, hayret anlamına da gelmektedir. Seder ve sederat göz kamaşması ve hayran olmak anlamlarına gelir. Bunu binâ-i nev’isi de bir nevi hayrete düşmek anlamına gelir. Bu nedenle müfessirler sidretü’l-münteh’âyı, bu iki anlamını da dikkate alarak tesfir etmişlerdir. Bu konudaki yorumlar bu şekilde sıralanabilir.

KURAN’DA SİDRET’ÜL MÜBTEHA

Kuran’ı Kerimin Necm suresindeki bulunan 14. Ayetinde Sidretül-müntehâ hakkında bilgiler geçmektedir. Ayrıca Sidret’ül Mübteha, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in Mirac’ını anlatan ve bir çok sehabeden rivayet edilerek Hadis-i şerife de geçmiştir. Hem Kuranda bulunan Necm suresinde hem de Hz.Muhammed’in Mirac’ı tarafından ayrıntılarıyla birlikte anlatan hadis-i şerifte geçen Sidretül-Müntehâ, “Cennetin uçlarındandır, üzerinde Sündüs ve İstebrekın Cennetlerinin etekleri vardır”, diyerek yazılmış, Keşşâf’ta da Sidretül-Müntehâ cennetin nihayetinde ve sonundadır, diye geçmektedir.

Diğer taraftan Sidretül-Müntehâ, “Allahu Teâlâ’nın zât âlemi demektir ki, buraya ne meleklerin büyükleri, ne de Peygamberlerin büyükleri dâhil olabilir. Nitekim hadis-i şerifte de Hz. Peygambere refakat eden Cebrâil aleyhisselâm da Peygamberimizi buraya kadar götürmüş, buradan ileriye geçmeye izinli olmadığını ifade ederek, bundan sonra Cenâb-ı Hakk’ın daveti sebebiyle Hz. Peygamberin yalnızca gideceğini bildirmiştir. İşte bu yüzden bu terkib “son sınır, son hudud veya sınırın sonu” şeklinde belirtilmiştir.

Hadis-i şeriflerde ise bu konu haberimizin içeriğinde de değindiğimz gibi daha çok mi’rac hadisese ile ilgili bölümlerinde geçer ve meşhur hadis kitaplarının; hemen hemen hepsinde bahsedilmektedir, söz konusu olan hadis kitaplarında şöyle söz edilir: “…Sonra beni Sidretül-Mübtehaya götürdü. Bir de gördüm ki, sidr ağacının yaprakları fillerin kulakları gibidir, yemişleri ise (Yemenin) Hecer (kasabası) testilerine benzer. Allah’ın emrinden her şeyi bürümekte olan şey Sidre’yi tamamiyle bürüyünce bana başka bir hal oldu. Artık Allah’ın mahluklarından onun güzelliğinin bir kısmını bile anlatmaya gücü yetebilecek hiç bir kimse yoktur… “(Müslim, İmân, 259).


Son Güncelleme: 29.11.2019 20:18
Takip Et:
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Popüler Haberler