13 Nisan 2021 Salı 15:11
Niyetsiz oruç kabul olur mu? Oruca ne zaman, nasıl niyet edilir?
Takip Et:

Ramazan ayının ilk orucu bugün itibariyle tutulmaya başlandı. Oruç tutmak için yeme içmeden uzak durmanın yanı sıra oruç öncesinde niyet etmek gerekir. Oruca niyet ile ilgili Diyanet’ten açıklama geldi.

Niyet nasıl edilir? Niyetsiz oruç kabul olur mu?

Oruç tutmanın şartlarından biri niyet etmektir. Niyetsiz tutulan oruçlar kabul edilmemektedir. İçten niyet etmek yeterli olsa da yine de dil ile niyet etmek gerekir. Ayrıca oruç tutmak için sahura kalkılması da niyet olarak kabul edilir.

Ramazanda tutulan oruç, diğer günlerde tutulan ve nafile oruçlar için niyet edilecek zaman, güneşin batması ile ertesi gün tepe noktasına gelmesi öncesine kadar ki süredir. Kişinin niyetinin geçerli olması için imsak vaktinden sonra bir şey yiyip içmemiş ve orucu bozacak şeyler yapmamış olması gerekir. Ramazan orucu ve diğer oruçlar için ‘’niyet ettim yarın ki orucu tutmaya’’ şeklinde niyet edilmesi yeterlidir. Ramazanın her günü için ayrı ayrı niyet edilmesi gerekir.

Bunun yanında kaza, kefaret ya da bir zamana bağlı olmayan oruçlar için gün batımından itibaren imsak vaktine kadar niyet edilmelidir. Bu oruçlara niyet edilirken ‘’kaza, kefaret ya da adak orucuna’’ şeklinde belirtilmelidir.

Kimler oruç tutamaz?

Ramazan ayında bazı kişilerin oruç tutması uygun görülmemiştir. Bu kişiler bu ayda oruç tutmayabilir, oruçlarının fidyesini verebilir ya da durumları el veriyorsa daha sonra kaza edebilirler.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından konu ile ilgili yapılan açıklama şöyle;

İslam âlimleri bu ayet-i kerime ve ilgili hadislere dayanarak Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan mazeretleri şöylece sıralamışlardır:

Yolculuk

yapanlar:

 

Ramazan’da sefer mesafesi (en az doksan km.) bir yere gitmek için yola çıkacak olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Fakat niyet ettikten sonra gündüzün yolculuğa çıksa bu yolculuk esnasında meşru başka bir mazereti bulunmazsa orucunu bozmamalıdır. Başlanan bir ibadetin mazeret yoksa tamamlanması gerekir. Sefer bir mazeret olduğu için, eğer orucunu seferîliği başladıktan sonra bozarsa kendisine keffâret gerekmez, sadece kaza gerekir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 402-405).

Hastalığı olanlar

: Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişiler için, iyileştikten sonra kaza etmek üzere Ramazan ayında oruç tutmamalarına ruhsat tanınmıştır. Oruç tutması hâlinde hasta olacağı doktor tarafından bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

Yaşlılık nedeniyle

: Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç tutmayıp yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. âyetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.

İleri derecede açlık, susuzluğun neden olduğu psikolojik rahatsızlık

: Açlık veya susuzluk sebebi ile beden ve ruh sağlığının ciddi derecede zarar görmesi söz konusu olan kimse orucunu bozabilir. Sağlık şartları düzelmesi hâlinde bozulan oruç Ramazan’dan sonra kaza edilir.

Böyle bir kimsenin orucuna devam etmesi ölümüne sebep olacak nitelikte ise, orucunu açmaması yani oruca devam etmesi haram olur.

Zor ve meşakkatli işlerde çalışıyor olmak

: Esas itibarıyla bir insanın ibadetlerini normal bir şekilde yapmasını engelleyecek zor ve ağır işlerde çalışması veya çalıştırılması doğru değildir. Ancak kişisel veya toplumsal zorunluluklar, bazılarının böyle işlerde çalışmalarını gerektirebilmektedir. Böyle durumda bulunan bir kişi, oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkuyorsa, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izin günlerinde veya müsait zamanlarda tutamadıkları oruçlarını kaza etmelidirler.

Gebe ve bebek emziriyor olmak

: Oruç tuttuğu takdirde kendisinin veya çocuğunun zarar görmesi muhtemel olan gebe veya emzikli kadınlar da, sağlık durumu oruç tutmak için elverişli olmayanlar arasında değerlendirilmiştir. Bu durumda olanlar da oruç tutmayabilirler. Hatta zarar görme ihtimali kuvvetli ise tutmamaları gerekir. Durumları normale döndüğünde tutamadıkları oruçları kazâ ederler (Sahnûn, el-Müdevvene, I, 278-279; Şîrâzî, el-Mühezzeb, I, 328; İbn Kudâme, el-Kâfî, I, 433-434; Kâsânî, Bedâî’, II, 97).

Fakihler oruç tutmama ruhsatını Kur’an ve Sünnet’te zikredilen sebeplerle sınırlı tutmayı tercih etmiş, bunların ortak özelliği meşakkat olsa bile, her meşakkatli durumda oruç tutulmayabileceğini söylemekte temkinli davranmışlardır (İbn Kudâme, el-Kâfî, I, 433-436).

Ruhsata gerekçe olan hâl ortadan kalkınca tutulamayan oruçlar kaza edilir. İyileşmesi mümkün olmayacak şekilde hasta olmak, ya da aşırı yaşlı bulunmak gibi oruç tutmaya sürekli bir engelin bulunması hâlinde tutulamayan her oruç için bir fidye verilir. Bir oruç fidyesi bir fıtır sadakası miktarıdır. Bir fıtır sadakası ise, bir kimseyi orta hâllisi ile bir gün doyurabilecek yiyecek miktarı veya bunun parasal karşılığıdır.




Son Güncelleme: 13.04.2021 15:11
Takip Et:
Anahtar Kelimeler:
OruçNiyetsiz OruçRamazan
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Popüler Haberler