18 Mayıs 2021 Salı 15:11
19 Mayıs'ın kaçıncı yıl dönümü, kaçıncı yılı?
Takip Et:

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti için çok önemli bir gündür. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı gün olan 19 Mayıs aynı zamanda Gençlik ve Spor Bayramı olarak da kutlanır. Bu sene Covid-19 nedeniyle kutlamalar olmayacak ancak herkes evinde yüreklerinde bu coşkuyu hissedecek. 19 Mayıs’ın kaçıncı yıl dönümü kutlanacak? Bu sene 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın kaçıncı yılı?

Yarın 19 Mayıs yani Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı. Atatürk’ün gençlere hediye ettiği bayramın önemi merak ediliyor.

19 Mayıs’ın kaçıncı yıl dönümü?

Bu yıl 19 Mayıs Bayramı’nın 102. Senesi kutlanacak.

19 Mayıs 1919 tarihinin önemi

19 Mayıs 1919 tarihi Türkiye’nin dönüm noktalarından biri olmuştur. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı gündür. Atatürk, Milli Mücadele döneminde Türk milletini ileri taşıyacak olanların ve eski fikirleri karşı gelecek olanların genç kuşak olduğunu anlamıştı. Bu sebeple gençlere çok önem verdi. Atatürk, gençlerden sıklıkla bahsedip genç fikirlere verdiği önemi anlatmıştır. Konuyla ilgili ‘’Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.’’ Sözlerini söylemiştir.

Ulu Önder’in gençlere hediye ettiği ve Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini detaylı olarak anlamak için 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleşen İstanbul-Samsun yolculuğu hatırlanmalıdır.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen şartlar içinde kurtuluş mücadelesi verilirken Mustafa Kemal Atatürk meydana çıktı. Samsun’a giderek kurtuluş yolunu açtı. Bu yolculuk kurtuluşun simgesidir. Atatürk’ün Büyük Nutku 19 Mayıs 1919 Samsun’a çıkışı ile başlar.

Samsun işgal kuvvetleri için önemli bir noktaydı. Stratejik açıdan önemli bir konumda olan il Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenli kapıdır. İngiliz kuvvetleri 9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askeri birlik çıkardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi teğmen askerlerini alarak dağa çıktı. Bu olay dikkat çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği Türk halkının silahlandığını duyarak bölgeye güvenilir bir kumandanı olağanüstü yetkilerle gönderdi. Bu kumandan Mustafa Kemal Atatürk oldu. Atatürk uzun süredir ülkenin durumuna üzülüyor ve Anadolu’ya gitmek istiyordu. Bu fırsatı değerlendirdi ve İstanbul-Samsun yolculuğundan önce Padişah Vahdettin ile konuştu.

Bu konuşma kaynaklarda şöyle yer alıyor:

"-Paşa, Paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir (bu bir tarih kitabıdır)! Bunları unutun, dedi, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden daha önemli olabilir. Paşa, Paşa... Devleti kurtarabilirsin! ‘’

Bu sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle içtenlikle mi konuşuyor? O Vahdettin ki... bütün yaptıklarından pişman mı olmuştur? Aldatıldığını mı anlamıştı? Fakat, böyle bir yorum ile başka konulara girişmeyi ürkütücü saydım, kendine karşılık verdim:

-Kişiliğe güveninize ve bana bunca yüz verişinize teşekkür ederim. Elimden gelen hizmeti esirgemeyeceğime lütfen güveniniz."

Atatürk bu konuşma sonrası planlarının anlaşılmış olabileceğini düşünerek endişelendi. Ancak ona güvenen bir millet olduğunu biliyordu.

Atatürk ile 16 Mayıs günü yolculuk başladı. Geminin kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi eşlik ediyordu. Bu 18 kişinin isimleri şöyledir:

  • III. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet Bey (General Bele)
  • Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı Kâzım Bey (General DIRIK)
  • Müfettişlik Sağlık Bakanı Doktor Albay İbrahim Talî Bey (ÖNGÖREN)
  • Kurmay Başkan Yardımcısı Kurbay Yarbay Mehmet Ârif Bey (AYICI)
  • Karargâh Erkân-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyâsiyât Şubesi Müdürü Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey(GEREDE)
  • Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Refik Bey(SAYDAM)
  • Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevad Abbas(GÜRER)
  • Kurmay Mülhakı Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY)
  • Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE)
  • Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV)
  • Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY)
  • Kurmay Başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik Kâlem Âmiri Üsteğmen Arif Hikmet (GERÇEKÇI)
  • İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah(KUNT)
  • Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (KILIÇ)
  • Şifre Kâtibi, Birinci Sınıf Kâtip Fâik (AYBARS)
  • Şifre Kâtibi Yardımcısı
  • Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh (ATASEV)

Ulu Önder, yol arkadaşlarıyla birlikte 16 Mayıs günü Bandırma vapuruyla Galata rıhtımından ayrıldı. Ertesi gün saat 21.40 sularında İnebolu’ya vardılar. 18 Mayıs tarihinde yolculuk sona erdi. Yolcular Kalyon Bunu denilen yerden sandallar ile Merkez iskeleye taşındı. Sandallardan birinin sahibi olan İsmail Yurtsever, o zamanlarda Atatürk’ü tanımadığını söylüyor. Onu sandalda ve Samsun’da iken geniş yakalı lejyon kaputu ve başında kalpakla gördüğünü anlatıyor.

Ulu Önder, bu yolculuk sırasında görevli bir askerdi ve buna uygun olarak giyinmişti. Fakat Samsun’a vardıktan sonra asker gibi değil sivil gibi davranması gerekiyordu.

Samsun çıkışındaki manzara çok parlak değildi. Şehirde İngiliz kuvvetleri bulunuyordu. Pontusçular sokaklarda geziyordu. Halk kendisini koruyamıyordu. Atatürk, bugün müze olan Hıntıka Palas’ta kaldı. Burada uykusuz geceler yaşamaya başladı ve ülkeyi düşündü. Ancak onun gibi düşünenler oldukça hiçbir engelin aşılmaz olmadığını biliyordu.

Bu yolculuk Türk milletinin kurtuluşu oldu. Bu önemli gün gençlere armağan edildi. Atatürk, "Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum" sözleriyle gençlere olan güvenini kanıtlıyor.

Ulu Önder’in şu sözleri herkes için bir rehber olmalıdır: "Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir."

Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini anlamakla mümkün olur. Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması sırasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutmalı ve 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine sahip çıkarak kutlamalıyız.


Son Güncelleme: 18.05.2021 15:11
Takip Et:
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Popüler Haberler