04 Mart 2021 Perşembe 14:57
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan HDP milletimizin vicdanında kapanacak açıklamalarında bulundu
Takip Et:

Meclis’te gerçekleştirdiği basın toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulunan AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Bu ülkede kardeşçe, barış, huzur içinde yaşayalım diye verdi. Bunun için HDP elbette hem siyasi olarak kapanacak hem de siyasi olarak kapatıldıktan sonra hukuken de kapanacaktır yani milletimizin vicdanında kapanacaktır."

Özkan konuşmasında milletin nezdinde HDP’yi kapatacaklarını dile getirdi. Bu açıklamasını şu ifadelerle yaptı:

 "Biz inşallah milletimizin nezdinde HDP'yi kapatacağız. Milletimizin artık bu partiden ümidi kalmamıştır. 83 milyon, bu partinin kapatılmasını hem siyaseten sandıkta hem de hukuken anayasal düzen çerçevesinde arzu etmektedir." 

 Basın toplantısında, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 28 Şubat “postmoden” darbesinin 24. yılının üstünden üç gün geçmiş olmasına rağmen konuya ilişkin eleştirilerde bulunmadığını dile getirdi.

Özkan açıklamalarının devamında Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmalarını hatırlatarak orada sarf ettiği "ihraç edilen FETÖ'cülere, Türkiye düşmanlarına destek verirken 28 Şubat'ın o kara zulmüne küçücük bir eleştiri yapmadığını" sözlerini gündeme getirirken konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"CHP niçin cuntacıdır, darbecidir, vesayetten beslenir? Niçin bürokratik oligarşik vesayeti savunur, reformlara, Türkiye'nin kalkınmasına, refahına ve özgürlüklerine karşı durur? Bunun gerekçesini, darbe şakşakçılığıyla, 28 Şubat'a küçücük bir eleştiri getirmeyişiyle bir kez daha görüyoruz. Bunun için milletimize şikayet ediyoruz."

Cahit Özkan, Kılıçdaroğlu’nun insan hakları ile alakalı yaptığı "19 yıl geçmiş halen insan haklarını düşünüyorlar. Allah bunlara akıl fikir versin." açıklamasını da hatırlatarak Kılıçdaroğlu’na karşılık verdi. Özkan şu ifadeleri kullandı:

 "Sen, 2010'da kasetle istifa ettirilen Deniz Baykal'dan önce ve sonra AK Parti'nin hangi anayasal ve yasal reformları yaptığını pekala bilirsin. Bunları örtmeye gücün yetmez." 

Cahit Özkan, 2002 senesinden bu yana 3 anayasa referandumu, 5 anayasa değişikliği gibi birçok yasal düzenlemelerle Türkiye’nin demokrasisine, hukuk devletine güç kattıklarını, özgürlük alanlarının genişletildiğini söyledi.

Toplumsal alanın dinamikliğine de değinen Özkan, sosyal medyanın 10 yıl öncesine göre daha aktif olarak kullanıldığını ve veri üretim transferlerinin olduğu bir dönemde olunduğuna dikkat çekti. Açıklamasına şu ifadelerle devam etti:

"Böylesine dinamik bir toplum karşısında reform ihtiyacı elbette bugün de ihtiyaçtır. Yarın da reformlara ihtiyaç duyulacak ve bu reformlara devam edeceğiz. AK Parti olarak demokratik reformist bir anlayışla demokratik hukuk devleti ilkelerimizi tahkim etmek, güçlendirmek, diğer taraftan da ülkemizin refahını artırmak, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesi hedefinin üzerine çıkarmak için çalışmalarımızı inşallah sonuna kadar sürdüreceğiz."

Özkan bu açıklamaların yanı sıra milletvekili dokunulmazlıkları ile alakalı tartışmalara da değindi. Konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

"5 benzemezin kurduğu gizli ve açık ittifakların, bugün dokunulmazlıklar konusunda nasıl hareket edecekleri hakkında tam bir kanaatleri yok."

Özkan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 2011 senesi Seçim Beyannamesi’ne değinerek şu sözleri söyledi:

"Bay Kemal'in, grup toplantısında, dokunulmazlıklarla ilgili dünle bugün arasında ne kadar çarkçı, ne kadar dönen ve temel temele zıt yaklaşımları ortaya koyduğunu bu seçim beyannamesi ortaya koyuyor. Bay Kemal, 'Milletvekili dokunulmazlıklarını kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandıracağız.' diye 2011 seçim beyannamesinde ortaya koymuş. 'Mevcut tüm milletvekili dokunulmazlık dosyalarının derhal yargıya intikalini sağlayacağız.' diyor. Tabii CHP'nin iktidar olmak gibi bir umudu, ümidi olmayınca bu tür icraatları yapmak AK Parti ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bizlere düşüyor. Tüm milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması, derhal yargıya intikalinin sağlanması, kürsü dokunulmazlığıyla ilgili sınırlandırmaya sabit kalmak şartıyla bugün dokunulmazlıklar Meclisin gündemine gelmiştir. Anayasamızın 14. ve 83. maddeleri, bugün 1300'leri bulan fezlekeler hakkında parlamentoya nasıl hareket etmeleri konusunda açıkça işaret veriyor."

Özkan kendisine yöneltilen "Mecliste terör propagandasına, casusluk faaliyetlerine, milli güvenlik sorunu haline gelen o siyasi partiye ve onun destekçisi CHP'ye, bölücü ve terör propagandası söylemlerine niçin müsaade ediyorsunuz?" böyle bir soru olduğunu paylaşarak şu cevabı verdi:

"Biz de bugün fezlekelerle Anayasanın 14. ve 83. maddeleri çerçevesinde, yine İçtüzüğümüzün 131. ve 134. maddelerinde yer alan prosedürler çerçevesinde, bu ülkeye kasteden, barışımızı tehdit eden, Kürtlere düşmanlık eden, kardeşliğimize kast eden, terör propagandası yapan kim olursa olsun parlamento çatısı altında da onlara müsaade etmeyeceğiz ve gerekeni yapacağız." 

AKP Grup Başkanvekili Özkan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında bahsettiği yasama dokunulmazlığı ile alakalı yargı bağımsızlığını işaret etmesine ilişkin konuşmasını hatırlatarak buna karşılık şu ifadelere yer verdi:

"Şimdi soruyoruz, 28 Şubat'a bir kelime bile edemezken kalkıp bugün 28 Şubat'ta brifingler alan ve brifinglerle karar veren o hakim ve savcıların olduğu dönemde, talimatla karar veren 28 Şubat'ın o karanlık yargı dönemlerinde, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını savunup, yasama dokunulmazlığının tümden kaldırılmasını seçim beyannamenizde yazıp yine bütün milletvekillerinin fezlekelerine yargı yolu açılmasını isterken bugün bağımsız, aynı zamanda tarafsız, demokratik denetime açılmış, vesayet niteliğini ortadan kaldırmış, moden demokrasilerdeki yargımıza neden güvenmezsin? Senin için yargı, 28 Şubatçıların brifing alan yargısı mıdır?

Bu anlamda milletimizin anayasal kuruluşu olan ve Türk milleti adına karar veren yargıçlarımıza, anayasal kuruluşlarımıza güvenmeyen, anayasaya kastedenlere de koruma zırhı tanıyan bu CHP zihniyetini ve onun küçük ortağı HDP'yi milletimize şikayet ediyoruz. Bu bağlamda milletimizin iradesinin tecelligahı olan parlamentoda Allah'ın izniyle bu fezlekelerin önünü açmak suretiyle yargı yolunu başlatacağız ve yargının verdiği tarafsız ve bağımsız karar neyi gerektiriyorsa bunu da hayata geçireceğiz."

Bunların yanı sıra Özkan, muhalefetten gelen korona virüs aşısı ve şehir hastanelerine ilişkin eleştirilere de yanıt verdi. Eleştirilere karşı şu ifadeleri kullandı:

 "Türkiye'nin aşıya ulaşabilirliğine nasıl gölge düşürebiliriz? Bunun gayretleri içindeler. Tek dertleri bu. Türkiye aşıya ulaşamasın, biz vatandaşlarımızın sağlığını koruyamayalım. Onlar da oradan bir iktidar devşirsinler. Bay Kemal, Türkiye şu anda aşı ihtiyacını en çok gideren, en çok aşı tedarik eden ve bu tedarik ettiği aşıyı da en ucuza mal eden ülkelerden biridir. Yalan dolanlarla bu süreci ne kadar baltalamaya çalışırsanız çalışın, bunu başaramayacaksınız."

Özkan toplantıda gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Gazetecilerden gelen Kılıçdaroğlu’nun "Dokunulmazlıkları bir siyasi mühendislik aracı olarak, 'Ben acaba bir ittifakı nasıl bölerim, nasıl parçalarım.' diye yola çıkıp yapıyorsanız, asla doğru değil." sözü ile alakalı düşünceleri ile alakalı soruya şu cevabı verdi:

"Biz açık, şeffaf, net bir ittifaktan yanayız. Cumhur İttifakı, açık, şeffaf, berrak bir ittifaktır. Bütün kararlarını, taahhütlerini milletimize karşı şeffaf olarak vermiştir. Gizli ittifakınız, açık ittifakınız her şeyi ortaya koyun. Milletten bir şey kaçırmayın. Bazı hususları milletimizden gizleyerek, kapalı kapılar arkasında görüşmeler yaparak yol yürünmez. Bu, demokrasiye, milli iradenin hakimiyetine yakışmaz. Bu anlamda Bay Kemal, böylesi milli bir meselenin, vatandaşlarımızın bizden beklediği dokunulmazlık hususundaki bu kadar önemli bir meselenin siyasi malzeme olmasını istemiyorlarsa, o ittifaklarını deşifre etsinler. Birbirlerine sarılsınlar, kenetlensinler ve bu mesele siyasi bir manivela mıdır, siyasi bir dik duruş mudur, bunu dünya aleme göstersinler. Biz hukuk devletimizin, demokrasimizin, özgürlüklerimizin, kardeşlik hukukumuzun gereğini yapıyoruz ve milletimize olan borcumuzu, dokunulmazlıkların önünü açmak suretiyle ödüyoruz, ödeyeceğiz."

Özkan’a yöneltilen "MHP Genel Başkanı Bahçeli, HDP'nin kapatılması çağrısıyla ilgili CHP ve HDP'ye 'Tarafınızı seçin.' dedi. AK Parti'nin bu konudaki tarafı ne olacak?" bu soruya karşı ise şu ifadeleri kullandı:

"Cumhur İttifakı, AK Parti ve MHP olarak, siyasal vizyon itibarıyla aynı istikamette yürüyen ve aynı istikamette siyaset yapan, milletin nabzını tutan, kalbini, yüreğini, sinesini dinleyen bir anlayışla siyaset yapıyoruz." 

Özkan, HDP’ye oy verenlerin, bu partinin sırtlarını Kandil’e dayaması nedeni ile oy vermediğine dikkat çekti ve şu ifadeleri kullandı:

"Bu ülkede kardeşçe, barış, huzur içinde yaşayalım diye verdi. Bunun için HDP elbette hem siyasi olarak kapanacak hem de siyasi olarak kapatıldıktan sonra hukuken de kapanacaktır yani milletimizin vicdanında kapanacaktır. Bugün bu siyasi partiye oy veren 6 milyon vatandaşımız, Türk'üyle Kürt'üyle, Laz'ıyla Çerkez'iyle onlar barış istediler. Bu partinin, demokrasi ve özgürlük söylemleri üzerine oy verdiler. Teröre sırtını dayasınlar diye değil. Milletimizin alın terini, emeğini gidip Kandil'e peşkeş çeksinler diye değil, milletimize hizmet etsinler diye oy verdi.

Bunun için biz inşallah milletimizin nezdinde HDP'yi kapatacağız. Milletimizin artık bu partiden ümidi kalmamıştır. 83 milyon, bu partinin kapatılmasını hem siyaseten sandıkta hem de hukuken anayasal düzen çerçevesinde arzu etmektedir. Bunun da inşallah önümüzdeki süreçte siyasi olarak atılacak adımlarla nasıl bir istikamette evrileceğini, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' anlayışıyla, milletimizin iradesiyle yol yürüneceğini dünya aleme göstereceğiz."

Özkan’a yöneltilen sorulardan biri ise CHP’nin kaset iddiası ile alakalı oldu. Sorulan  "CHP'de istifa söz konusu, kaset iddiası da var. Bu konuda değerlendirmeniz olacak mı?"  bu soruya ise şu yanıtı verdi:

 "Öncelikle bir tweet paylaşımıyla istifanın çok doğru olmadığı ve bunun da siyasi parti olarak ilgili makamlarca açıklanması gereği ortadadır. Bir milletvekili elbette siyaseten bir karar verebilir, istifa edebilir ancak bunun cevabını vermek, böylesi bir hususta bir istifanın açıklamasını yapmak bize düşmez, CHP'li yetkililere düşer. CHP en kısa zamanda açıklamayı yapmalıdır. Bunun da cevabını bekliyoruz."

 

 




Son Güncelleme: 04.03.2021 14:57
Takip Et:
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Popüler Haberler