27 Şubat 2020 Perşembe 13:16
Ffp3 maske nedir? Corona virüsü için önerilen maske nedir? N95 Maskesi ne kadar süre kullanılır?
Takip Et:

Çin’de başlayan ve tüm dünyayı saran Korona virüsü Avrupa’da Avusturya, Hırvatistan ve İsviçre'nin ardından Yunanistan ve Kuzey Makedonya’ya da yayıldı. Her geçen gün başka ülkelere yayılmaya devam eden hastalık 20 den fazla ülkede kendini gösteriyor. Virüse yakalanan kişilerin sayısı 100 bine yaklaşırken ölenlerin sayısı da artış gösteriyor.

Virüs bu denli yayılırken insanlar virüsten korunmanın yollarını araştırıyorlar. Virüsten korunmada en önemli nokta hijyen ve kişisel temizlikten maske kullanımı da büyük önem taşıyor. Koronadan korunmak konusunda  öneriklen maskelerden birisi de N95 yani ffp3 tipi maskeler olarak karşımıza çıkıyor. Hastalıktan korunma da maske tek başına yeterli olmasa da vatandaşlar önlem olarak maske takmayı ihmal etmiyor ve maske satışları inanılmaz bir artış göstermiş durumda.

Konuyla ilgili Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Deneği (KLİMİK)  Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap şu sözleri söyledi: Virüsün dışarıda canlı kaldığı  yüzeylere, öneğin kapı kolu, elektrik düğmesi, merdiven tırabzanı gibi, hasta kişilerin dokundukları yerleri sağlıklı kişiler elledikleri zaman, oradaki canlı  virüsleri ellerine alıp kendilerini enfekte edebiliyorlar. O yüzden evet maske  koruyucudur ama tek başına değil, mutlaka beraberinde el temizliğine dikkat etmek  gerekir. Bu, tüm solunum virüsleri için böyledir. Bizim standart cerrahi maske dediğimiz, doktorların  hastanelerde, ameliyathanelerde kullandıkları standart maskeler korumak için  yeterlidir ama tabii ki kalitesi önemli. Bazıları kumaştan, bazıları kağıttan  imal ediliyor. Kumaş içerikli olanları öneriyoruz. Hastanelerde de cerrahi amaçlı  olarak onlar kullanılır. Onlar koruyucu."

Diyerek kullanılan maskenin doktor maskesi şeklinde olanlardan alınarak kullanılmasının etkili sonuç vereceğini ifade etti. Ayrıca Azap, her kalabalık ortamda maske takmaya gerek olmadığını ancak bağışıklık yetmezliği ve yaşı ileri kişilerin kesinlikle takması gerektiğini de belirterek "Sırf 'Kalabalık ortama  gireceğiz' diye AVM'ye gidecek birisinin maske takmasına da gerek yok." Sözlerini kullandı.

Maskenin olması gereken biçimi de betimleyen Alpay Azap maskenin takılması gereken biçimi de şöyle anlattı:

"Yalnız mutlaka ağız ve burunun birlikte kapalı olması gerekir. Bazı  kişileri görüyoruz, sadece ağzını kapatıyor bunu açıkta kalıyor. Ağız ve burunun  birlikte kapatılması lazım. Koronavirüs son günlerde medyada rastladığımız  şekilde kulaktan da girmez. Çünkü virüs kendi başına uçmaz, koşmaz, hoplamaz, zıplamaz ancak ellerle taşınabilir ya da hasta kişilerin solunum salgılarına bir  metreden fazla yaklaştığınızda göz, burun ve ağız mukozalarından girebilir o da  sadece hasta kişiye bir metreden fazla yaklaşırsanız. Dolayısıyla virüsün  uçabilen bir böcekmiş gibi kulaktan girmesi söz konusu değil."

Salgına maske yetiştiremeyen Çin’e aynı zamanda ülkemizden maske ve medikal malzeme yardımı da sağlanıyor. Bir kargo uçağı aracılığıyla Çin’e gönderilecek. Aynı zamanda Türkiye’de de maskeye olan talebin üst seviyede olmasıyla medikal ve tıbbi malzeme üreten firmalar üretimi arttırdı. Türkiye hem kendine maske üretimi sağlarken hem de Çin’deki maske ihtiyacını karşılamak amacıyla maske ihraç ediyor. Medikal firma sahibi olan Fatih Arpacı konuyla ilgili şu sözleri kullandı:

"Bu durum bizi şaşırttı çünkü Çin dünyanın en büyük maske  üreticilerinden. Virüsten dolayı eldeki stokların yetişmediğini düşünüyoruz.  Türkiye'de yaklaşık yılda 150 milyon maske üretiliyor. Fakat Çin'den bir seferde  200 milyon maske istediler. Firmalar ülkemizdeki şirketlere ulaşıyor. Bizim  üretimimizin tamamını bir seferde istediler. Talep edilen rakamlar çok yüksek. Bizim de kapasitemiz belli.  Bunun dışında önceden iş bağlantılarımız vardı, onlara da çalışıyoruz. İtalya, Hollanda, Fransa, Polonya, Almanya gibi ülkelerden talepler geldi. Üretime  yetişmek için 24 saat çalışıyoruz. Pazar günleri de çalışıyoruz."

Başka bir medikal malzemeler satan firmanın sahibi olan Furkan Başaran ise  "Türkiye’de maske  stokları tükenmiş durumda. İmalatçılar şu an teslimatlar için 8 hafta sonrasına zaman veriyorlar. Pazar günü dahil 3 vardiya üretim yapılıyor.  Yerli maskelerde fiyat 10-15 TL civarında. N95 standardına uygun ithal maskelerin fiyatı ise 25 TL’den 60 liraya kadar çıkıyor.  İthal maskeler ile yerli maskeler arasında bir fark yok. Şüpheli hastalarda yapılan tetkiklerde Sağlık Bakanlığı virüse rastlanmadığını açıkladı. Allah muhafaza ülkemize eğer yayılırsa şu an maske stokumuz yok. Bu  yüzden çok ciddi sıkıntılar çekebiliriz. Karaborsa başlar ve vatandaşlarımız mağdur olabilir. Sözleriyle durumu anlattı.

Daha önce Çin’den ithal edilen ve virüsün yayılmasıyla kendi maskesini üretemeyen Çin’e artık ülkemiz maske ithal eder hale geldi. Yani daha önce Çin’den alınan maskeler şimdi Çin’e satılıyor. Tıbbi malzemeler satan bir şirkete sahip olan Erhan Demirel,  Şirket telefonları ve benim cep telefonum gece gündüz susmuyor. İntenet aracılığıyla ulaşmaya çalışıyorlar. Çin'deki 'koronavirüs' nedeniyle üretim orada yetersiz olduğu için çevre ülkelerden karşılamaya çalışıyorlar. Fakat oradakiler de karşılamayınca talep Türkiye'ye kadar geldi. Çok yoğun maske talebiyle karşı karşıyayız. Japonya, Hong Kong, Kırgızistan, Türkmenistan, aklınıza gelebilecek her yerden arıyorlar. 1 milyon, 5 milyon, 10 milyon, 100 milyon adet isteyen firmalar bile oldu." Sözlerini kullanarak Çin tarafından ihraç edilen maskelerin şimdi Çin’e satıldığını anlattı: "Çin dünyada maskenin üretim merkezi; ancak onlar da taleplere yetişemediği için sattığı maskeleri geri almak istiyor. Bugün 300 bin maskeyi tekrar Çin'e geri göndereceğiz. Çin'den satın aldığımız maskeyi tekrar Çin'e satıyoruz. “

 Maskelerin değerini ve ihtiyacın artmasıyla oluşan ortamı ortaya koyan Demirel, şu cümleleri kullandı: “Bu maskeler şu anda karaborsaya düştü. Karaborsa kelimesi bu ürün için şu an az kalır. Çok kıymetli ürün haline geldi; çünkü yok. İnsanlar parasını değil ürünün olup, olmadığını soruyor. Bu durum fırsatçılığı ortaya çıkarıyor. Arayanların bir kısmı ürünü bir şekilde temin edip yurt dışına satma derdinde. Bu ürünleri 2 hatta 3 katına satanlar var. Mesela altının fiyatı var. Gidip kuyumcudan istediğiniz kadar alabiliyorsunuz. Ama bu maskede fiyat belirsiz. Şu an maske altından daha kıymetli, diyebilirim.”


Son Güncelleme: 27.02.2020 13:16
Takip Et:
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Popüler Haberler