20 Kasım 2019 Çarşamba 20:59
Gerçek tarihte Osman Gazi'nin hayatı! Osman Bey ne zaman doğdu, ne zaman öldü?
Takip Et:

Kuruluş Osman dizisiyle birlikte Osmanlı’nın kurucusu Osman Bey hakkında konuşulmaya başladı. Bu akşam Atv ekranlarında izleyici karşısına çıkacak olan dizide Osmanlı Devleti’nin kuruluş yılları anlatılacak. Osman Bey karakterini ise Burak Özçivit canlandıracak.  Osman Bey’in hayatı, ne zaman doğup, ne zaman öldüğü merak edilen konulardan birisi oldu. İşte Osman Gazi’nin gerçek hayatı ile ilgili merak edilen bilgiler…

Osman Gazi kimdir?

Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucu Osman Bey 1258 yılında Söğüt’te dünyaya geldi. Osman Bey, Osmanlı Devleti’ni ve Osmanoğullarını kuran ve adını devletine ve soyuna vermiş bulunan ilk Osmanlı Sultânıdır. Kendisine Kara Osman, Fahruddin ve Mu’înüddin de denmiştir. Osman Gazi, hayatının sonuna kadar bey olarak anılmıştır. Vefatından sonra Han ve Sultan denmiştir. Çünkü hayatının sonlarına doğru uc beyi olmuştur.

Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi annesi Halime Hatundur. Ertuğrul Gazi Batı Anadolu’da Söğüt Ovası ile Domaniç Yaylasında yaşayan Oğuz Türkleri’nin Bozok boyunun Kayı koluna başkanlık ediyordu.  Osman Gazi ailenin üçüncü ve son çocuğuydu. Tarihçi İbn-i Kemal’in Tevarih-i Al-i Osman adlı eserinde Osman Gazi’nin doğumundan ‘’ aslan yapılı ay yüzlü’’ küçük çocuk doğdu diye bildirilir.

Yine tarihçi İbn-i Kemal, Osman'ın gençliğinde yiğitlerin arasına girdiğini, vurmada, tutmada, durmada ve oturmada herkesi kendine uydurduğunu belirtir. Osman Gazi’nin kardeşlerden en küçüğü olmakla beraber şimşir (kılıç) ve tedbirle hepsinden daha başarılı olduğunu bildirir.


Osman Gazi’nin çocukluk ve gençlik dönemlerine dair güvenilir bir kayıt yoktur. Osman Bey’in soyuna dair bilgiler gelenekseldir ve ölümünden 100 yıl sonra kaleme alınmıştır. Bu eserler şu şekildedir: Ahmedî (ö. 1414), Dâstân ve Tevarih-i Mûlûk-i Âl-i Osman', Şükrullah (ö. 1464), Behçetu't-Tevarih ve Âşıkpaşazâde (ö. 1481), Tevarih-i Âl-i Osman. Osman Gazi’nin hayatı, savaşları masalsı bir şekilde efsaneleştirilerek renklendirilmiştir.

Osman Bey 1281 yılında yani 23 yaşındayken Ahi'lerden olan Şeyh Edebali' nin kızı Malhun Hatun ile evlendi. Bu evlilikten daha sonra Osmanlı Devleti'nin başına geçecek olan Orhan Gazi dünyaya gelmiştir.

1281 yılında babasının yerine aşiret beyi olan Osman Bey, bir görüşe göre, Selçuklu Sultânı II. Gıyâseddin Mes’ûd’un 1284’de Söğüt ve çevresinin kendisine tahsis edildiğine dair olan fermanı ve yanında hediye ettiği ak sancak, tuğ ve mehterhâne ile uc beyi olmuştur. 1288 veya 1291 tarihinde Karacahisâr’ı fethetmesi ve Dursun Fakih’e kendi adına hutbe okutması, Osman Bey’in yarı istiklâlini kazanması demektir.

Bazı anlatılara göre, Osman Gazi amcası Dündar Gazi ile beylik için çatışmaya girişmiştir. Bu anlatıma göre Dündar Bey Kayı boyunun ileri gelen ulusları tarafından desteklenirken, aşiretin genç yiğitleri ise Osman Bey'i desteklemekteydi. Bu çatışmanın ne kadar sürdüğü ne türlü devam ettiği bilinmemektedir. Fakat çatışma sonunda Osman Bey galip gelmiş ve düşmana karşı yapılan akınlara karşı çıktığı bahanesi verilerek yaşlı Dündar Bey'i bir ok atımı ile öldürmüştür. Bundan sonra Osman Bey Oğuz töresine uygun olarak Kayı Aşiretine baş ve bey olmuştur.

Hacı Bektaş'ın "Velâyet-Nâme" eserinde ise Osman'ın beyliğe geçme anlatımı daha farklıdır. Kayı boyu aşireti Sultanönü ve civarına yerleştikten sonra önce amcası Aydoğmuş ve sonra babası Erdoğdu (Ertuğrul) Bey beyliklerinden daha sonra da küçük amcası Gündüz Alp Kayı beyi olmuştur. Osman Gazi bu sırada çevresindeki aşiret yiğitleri ile yerel Bizanslı Yarhisar, Bilecik, İnegöl, İznik yörelerine akınlar düzenlemeye başlamıştır. Bizanslı Bursa Tekfuru Konya'da bulunan Selçuklu sultanı III. Alâeddin Keykubad'a elçiler gönderip bu akınlardan dolayı şikâyette bulunmuştur. Selçuklu Sultanı ise Gündüz Alp'a haber göndererek akınları düzenleyen yeğeni Osman Bey'i yola getirmesini istemiştir. Gündüz Alp Osman Beyi yakalayarak yiğitleri ile birlikte Konya'ya III. Alâeddin Keykubad'a tekrar göndermiştir.

Ancak Selçuklu Sultanı Osman Gazi'yi beğenip onay alması için onu Sultan Karahöyük'te bulunan Hacı Bektaş Veli'ye yollamıştır. Hacı Bektaş, Osman'ı büyük bir misafirperverlikle karşılamış ve tekbirle kendi tülbentini onun başına dolayıp adeta ona taç giydirmiştir. Osman Bey Konya'ya dönerken Hacı Bektaş onunla Sultan'a hitap eden Osman'ı öven bir mektup da göndermiştir. Selçuklu Sultanı bu mektubu okuduktan sonra "buna yüce bir mansıp veresuz" dediği bildirilir. Osman Gazi Sultanönü ucunun merkezi olan Söğüt'e döndükten sonra Selçuklu Sultanı ayrıca "altun başlı sancak" ve "tablhane (mehter)" gönderip onu ödüllendirmiştir. Bu öykü Vilayetname yanında Yazıcizade'nin Selçukname adlı eserinde de böyle geçmektedir. Birçok tarihçi bu ödüllendirmeyi uçbeyliğine istiklâl verilmesi olarak kabul etmekteydi. Hacı Bektaş, Vilayetname eseri Gündüz Alp ile Osman arasındaki ilişkilerin sonraki durumlarını içermemektedir. Birkaç tarihçi Osman Bey ile kardeşi Gündüz Alp'ın arasında çatışma olduğu ve bu çatışma sonunda Gündüz Alp'ın öldürülerek Osman Bey'in uçbeyi olduğunu kabul etmektedir. Fakat diğer bazı tarihçiler ise Gündüz Alp’ın Bey olmasını ve Osman Bey ile Gündüz Alp mücadelesini tümüyle hiç olmamış görmektedirler. Bir başka tarihçiler Gündüz Alp'ın "Domaniç Muharebesi"'nde şehit olduğunu bildirirler. Bu da en yüksek ihtimaldir. Bu tarih tartışmasında bazı tarihçiler ise Osman Bey ile Dündar Bey'in mücadelesinin olmadığını ve bu mücadele anlatımının Osman Bey-Gündüz Alp mücadelesine atıf ettiğini düşünürler.



Son Güncelleme: 20.11.2019 20:59
Takip Et:
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Popüler Haberler