Türkiye’de fiyat yükselişi sürüyor!

Türkiye’de fiyat yükselişi sürüyor!

Türkiye’de enflasyon artışıyla birlikte fiyat yükselişleri de devam ediyor. Birçok vatandaş bu durumdan şikayet ederken bu yolun sonu da merak ediliyor. Peki, bu artışlar ne zamana kadar sürecek?

Yaz aylarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, merkez bankasının başkanından 2 sene içinde atadığı 4. Faiz oranlarını düşürmesi isteğinde bulunduğunu söyledi. Erdoğan, kolay döngünün başlaması için tarih dahi verdi. Faiz oranlarında düşüşlerin yaşandığı Temmuz ile Ağustos aylarına bakmamız gerektiğini belirtti. Bankanın 14 Temmuz tarihindeki Para Politikası Toplantısının 1 hafta öncesinde, ülkenin istatistik otoritesi Haziran’daki enflasyon oranlarının en iyi tahminlerini dahi geçerek yüzde 17,5’e çıktığını söyledi. Bu, merkez bankasının yüzde 5 oranındaki enflasyon hedefinin 3 katıdır ve yüzde 19 oranındaki gösterge borç verme oranına çok yakın. Bu da, Merkez Bankası’nın oranlarında değişikliğe gitmesinden başka seçeneği olmadığını gösteriyor ve kesin olarak Ağustos’ta bu yapılacak.

Birçok vatandaş, durumun verilerde görülenden daha vahim olduğunun bilincinde. Yakın süreçte yapılan bir ankette vatandaşların yüzde 83’lük oranı enflasyon oranlarının resmi olana göre daha fazla olduğu inancında. Bağımsız bir akademisyen grubu olan Enflasyon Araştırma Grubu, bölgede yüzde 40 oranında olduğu inancında. Program başkanı Wessel Ulsoy, grubun kendi kodunun çevrimiçi perakendecilerden toplanmış olan fiyat verilerine dayandığı ve gün içinde birkaç defa güncelleme yapıldığını belirtiyor. Mal sepeti genel olarak iç içe fakat hükümet tarafından fiyatların kontrol edilebildiği alkol, eğitim ve sağlık gibi kalemleri içinde bulundurmuyor. Ulsoy, fiyat endeksinin tüketiciyle piyasa duyurlılığıyla uyumlu olduğu konusunda ısrarcı.

Sorunlardan dolayı kendisi ile meslektaşları suçlamalara maruz kalacaklar. Mayıs ayında araştırmacılar, web sitelerinde ki meta verilerin yasal standartları karşılamadığı iddiasında bulunarak suç duyurusunda bulundular. Panel, bu durumun “halkı yanlış bilgilendirmek” ile “resmi rakamlara olan güveni zedelemek” olduğu gerekçesiyle şikayette bulundu. Bu umut oldukça gecikmiş gibi duruyor.

Maliyetle artış gösteren talepten dolayı enflasyon birçok ekonomide yükselişe geçmiş durumda. Fakat Türkiye’nin sorununun kökleri oldukça derine dayanıyor. Çift haneli enflasyon, 4 sene önceki ucuz kredi, zayıf para politikası ile kur krizinden dolayı etkisinde kayıp yaşamadı. Bu, enflasyon oranının birkaç sene süresince yüzde 20 oranında devam ettiği ve sadece 3 haneye yükselebildiği 1970’li yıllara geri dönüş korkularının tekrardan yaşanmasına neden oldu. Bunu yüzde 10’un altına indirmek adına nereden baksanız 30 sene daha ve 2001 yılındaki sancılı ekonomik kriz geçti.

Merkez Bankası’nca fiyatların kontrol altında tutulacağı sözü verilse de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan baskının altında faiz oranları ancak son çare olacak şekilde yükseltilip ertelenebilir. Eski bir hazine yetkilisiyle büyümekte olan muhalefet kurucuları arasında yer alan Kerim Rota, “Şuan ki seviyede enflasyon oranını kontrol altına alamazsak, kontrolü kaybederiz” sözleriyle uyarıda bulunuyor. Kerim Rota, resmi verilere bir nebze de olsa güveni olduğunu söylemekte.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.