22 Ağustos 2019 Perşembe 20:22
Diyanet Türkiye Geneli 13 Mart 2020 Cuma hutbesi yayınlandı! 13 Mart Cuma Hutbesi tam metni!
Takip Et:

Cum hutbesi her hafta Cuma namazından bir gün önce Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanır. Yayınlanan Cuma hutbelerinin ülkedeki tüm camilerde okutulması istenir. Her hafta farklı konuları ele alan Cuma hutbelerinde dinimize göre bilinmesi gereken konulardan bahsedilir. Hutbenin amacı dine uygun yaşam ve davranışları Müslüman alemine doğru bir şekilde anlatmak ve onları bu konu hakkında bilgi sahibi yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda her hafta dinen zararlı ve yasak olan şeylerin anlatıldığı gibi dinen yapılmasının faziletli ve sevap olduğu davranış ve tutumlardan da hutbelerde bahsedilir.

Bu konular çevresinde yazılı metinleri bulunan Cuma hutbeleri insanları bilgilendirmek için onlara öğüt verir. Cuma hutbesi Müslümanlar için sünnettir. Hz. Muhammed Cuma hutbesine tüm Müslümanların katılmasını ve bu fazilette mahrum kalmamalarını istemiştir. Tüm camilerde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından okutulması istenilen hutbeler Cuma namazından önce okunur ve her hafta günlük yaşamdaki durumlara ışık tutmayı ve Müslümanları dinen bilinçlendirmeye çalışır. Bu şekilde belirlenen konular her hafta farklılık gösterir.

13 Mart Cuma 2020 tarihi itibariyle yayınlanan Cuma hutbesinin konusu ise ‘Tedbir Mümin’den Takdir Allah’tandır' olmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen konu ile ilgili metin Başkanlık tarafından yayımlandı.

13 Mart Cuma 2020 tarihinde Cuma namazında okunacak olan Tedbir Mümin’den Takdir Allah’tandır adlı konu ile ilgili yayımlanan Cuma hutbesi şu şekilde;

CUMA HUTBESİ - 13 Mart 2020

İşte 13 Mart 2020 Cuma HUTBESİ:

TARİH: 13.03.2020

 

اَلَّذ۪ي خَلَقَن۪ي فَهُوَ يَهْد۪ينِۙ وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ وَالَّذ۪ي يُم۪يتُن۪ي ثُمَّ يُحْي۪ينِۙ .

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:

مَا أَنْزَلَ اللَّهُ دَاءً إِلاَّ أَنْزَلَ لَهُ شِفَاءً.

TEDBİR MÜMİN’DEN TAKDİR ALLAH’TANDIR

Muhterem Müslümanlar!

En hafifinden en ağırına kadar hastalık dünya imtihanlarından biridir. Tarih boyunca pek çok hastalık Allah’ın yardımı ve insanların gayretli araştırmaları ile tedavi edilmiştir. Bugün dünyanın dört bir köşesine yayılan Koronavirüs’ün de inşallah şifası bulunacaktır. Nitekim Resûl-i Ekrem’in buyurduğu gibi “Allah, indirdiği her hastalığın muhakkak şifasını da vermiştir.”[1] Bizlere düşen ise hastalığa yakalanmamak için tedbiri elden bırakmamaktır.


Aziz Müminler!

Bu salgından korunmak için öncelikle beden, kıyafet, yiyecek ve çevre temizliğine dikkat edelim. Bulunduğumuz ortamı sık sık havalandıralım. Öksürdüğümüz ya da hapşırdığımız zaman tek kullanımlık mendillerle veya dirseğimizin iç kısmıyla ağzımızı kapatalım. Kalabalık ortamlardan uzak durmaya gayret edelim.

Özellikle lavabo, abdesthane, kapı kolu ve masa üstleri gibi el temasının yoğun olduğu alanları temiz tutalım. Ellerimizi her zamankinden daha fazla sabunla ve ovalayarak yıkayalım. Kirli ellerimizle ağzımıza, bunumuza ve gözümüze dokunmayalım. Camilerimizde ortak tespihleri kullanmak yerine parmaklarımızla ya da şahsi tespihimizle tesbihatımızı eda edelim.

Şayet yurt dışı seyahatinden dönmüşsek, on dört gün boyunca evimizden dışarı çıkmamaya özen gösterelim. Umre ziyaretinden dönenlerin de bu hususa dikkat etmesini ve ziyaretçi kabul etmemesini sağlayalım.

Kıymetli Müslümanlar!

Bizler samimi ve sıcakkanlı bir milletiz. Dost ve arkadaşlarımızla musafaha eder, tokalaşır ve kucaklaşırız. Elbette bu davranışlar çok güzel ve değerlidir. Ancak bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu bu dönemde böyle uygulamalara ara vermek sorumluluğun ve tedbirin gereğidir. Bilhassa camilerimizde yaygın olan namaz sonrası musafaha uygulamasına ara verelim. Tokalaşmadan belli bir mesafeden birbirimize gönül selamı vererek hal hatır soralım.

Belli bir yaşın üzerinde olanlar Koronavirüs’den daha fazla etkilenmekte ve risk grubunda yer almaktadır. Dolayısıyla bu günlerde yaşlılarımız evlerinde istirahat etmeli ve kalabalık ortamlardan uzak durmalıdır.

Değerli Müminler!

Sağlık, Rabbimizin bize emanetidir. Mümine düşen, bu emanete sahip çıkmak, onu korumak için gayret göstermektir. Bu sayede Allah’ın yardımıyla huzura kavuşuruz. Dertlerimize deva, hastalıklarımıza şifa buluruz. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Hz. İbrahim (a.s) Rabbimizi şöyle anlatır: “O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. O, beni yediren ve içirendir. Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek ve sonra diriltecek olan da yine O’dur.”[2]

Öyleyse yaşadığımız salgın hastalık karşısında hem kendi sağlığımızı hem de çevremizdekileri korumak için tedbirli davranalım. Aksi halde kendi sağlığımız yanında başkalarının sağlığını da tehlikeye atacağımızı, bunun da kul hakkı olacağını unutmayalım.

Elbette Rabbimizin bir takdiri vardır. Mümine düşen ise tedbir almaktır. Mümin her haliyle mutedil ve dengelidir. Meseleyi hafife almadan, abartıp paniğe kapılmadan, soğukkanlılıkla, aklımızı ve bilgimizi kullanarak bu salgınla mücadele etmek hepimizin vazifesidir.

[1] Buhârî, Tıb, 1.

[2] Şuarâ, 26/78-81.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

 

Yayımlanan bu metin ile birlikte ülkede bulunan tüm camilerde bu metnin Cuma hutbesi olarak okutulmasını Diyanet İşleri Başkanlığı istemektedir. Haftaya yayımlanan yeni hutbe metni ve konusu ile Cuma namazı öncesi okunacak hutbe Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanacak.



Son Güncelleme: 22.08.2019 20:22
Takip Et:
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Popüler Haberler