 |
|
Konuk Yazar /
LATİFEDE ÖLÇÜ
20 Şubat 2012 Pazartesi
|
Yaşamımızda acılar, sıkıntılar, üzüntüler olduğu gibi latifeler, espriler, şakalarda ister istemez yerini almaktadır. Marifet nükte¬dan yansımalarımızı İslam’ın meşru kıldığı daireler çerçevesinde hayatımıza yansıtmaktır. Peygamberimiz (sav) hayatın her alanında olduğu gibi esprili şakalarında düşündürücü latifelerinde de biz¬lere örnek, model, yol gösterici olmuştur. Yaptığı şakalarda ince¬lik görülmüş şaka dahi olsa yalan söylemeyi kerih görmüştür.
Günümüz modern çağda ise toplulukları güldürmek adına çeşitli yalan senaryoları üretilmiş, kişiler alay konusu edilmiş, ah¬laksız tavırlar, küfürlü sözler ayyuka çıkmış ve efemine davranış¬larla stand up (tek kişilik gösteri) adı altında ahlaksızlıklar empoze edilmiştir. Ve bu gibi gösteriler maalesef çeşitli topluluklar tarafın¬dan baş tacı edilip prim kazandırılmış ve ödüllendirilmiştir.
İşte bu noktada amacımız dilimizin döndüğü kadarıyla yapılan şakalarda nebevi duruşumuzu bozmadan, karşımızdaki insanı rencide etmeden, küçük düşürmeden, onur kırmadan, ince esp¬rili, manalı, anlamlı ve düşündürücü şakalar yapabilmeyi vur¬gulamaktır. Yaşamımızdaki nüktedan yansımalarımızı Rasullullah’ın(s) diliyle Müslüman kimlik ve kişiliğimizi sürdürmeliyiz.Bu anlamda aşağıdaki mealini verdiğimiz ayet bize en güzel yolu göstermesi açısından anlamlıdır.
“Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay et¬mesin. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidir¬ler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağır¬mayın. İmandan sora fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte bu kimseler zalimlerdir.” Hucurat Suresi 11
| |
|