Ana Sayfa   |   Sık Kullanılanlara Ekle   |    Ana Sayfanız Yapın   |    İletişim   |    24 Temmuz 2008 Perşembe

USLU; “Çiftçiler günü kutlu olsun”
MHP Edirne Milletvekili Cemaledddin USLU yaptığı açıklamada; “Uzun yıllar boyunca üretimi ile nüfusunu
MHP Edirne Milletvekili Cemaledddin USLU yaptığı açıklamada; “Uzun yıllar boyunca üretimi ile nüfusunu besleyebilen sayılı ülkelerden biri olan Türkiye'nin, bugün tarım sektöründe geldiği noktada Türk çiftçisinin büyük bir payı vardır. Tarım, Türkiye için sosyal, ekonomik ve politik bakımdan son derece önemli bir sektördür. Tarım, ulusal gelir ve istihdama katkı koyan, kırsal alanın hemen tek ekonomik kaynağı olan ve barındıran bir sektördür. Ülkemizde uygun alanlarda sulanmamış bir karış toprak bırakılmamalıdır. Tarla içi geliştirme, arazi toplulaştırma hizmetlerini, buna bağlı olarak yürütmelidir. Ayrıca pazarlama altyapısının kurulması, örgütlenme açığının kapatılması, tarıma bilgi ve teknoloji transferinin yapılması gerekmektedir. Ortalama maliyetleri azaltıcı, verimliliği yükseltici, rekabetçi bir tarım yapısı kurulmalıdır.
Gerek coğrafi konumu ve gerekse ekolojik yapısı bakımından ülkemiz tarımsal üretime bu denli elverişli iken; yıllardır gerçekleştirilemeyen üretim planlaması, verimde istenilen seviyenin yakalanamaması, tarımdaki istihdamın istenilen seviyelere çekilememesinin sorumluları herkes tarafından bilinmektedir.
Tarımsal alanda ülkemiz nüfusunun % 34.97’ si (21.767.776 kişi) istihdam edilmektedir. Gayri Safi Milli Hasıladaki payı % 14.4’ tür. Bu denli yüksek nüfus oranının istihdam edildiği tarım sektörünün sorunları görmezden gelinemez. Tarıma bütçeden aktarılan kaynakların % 1 düzeyinde bile olmaması ülkemizde insan kaynağına yapılan yatırımın ne denli yetersiz olduğunu göstermektedir. Tarımsal alandaki üretim artığı ve verimliliğin en temel noktası kamunun destekleme politikalarıdır. Her yıl giderek büyük oranda düğen destekleme tutarının Gayri safi milli hasılaya oranı % 1 ler civarındadır.
Tütün yasası, şeker yasası, Tekel’ in özelleştirilmesi ve şeker fabrikalarının kapatılması çalışmaları çiftçimizi üretimden koparmaya neden olmakta ve bu alanda ülkemizi dış alımcı konuma getirmektedir. Günlük cirosu 17 trilyon olan ve Devlet’ e önemli oranda katma değer kazandıran Tekel’ in özelleştirilmesi beraberinde birçok soru işaretini getirmiştir. Zaten üretim aşamasında piyasaya borçlanan ve ağır faiz yükü altında ezilen çiftçi ürününü satarken piyasanın insafsız ellerine teslim edilmektedir. Devletin piyasada denge oluşturması, olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi noktasında düzenleyici ve denetleyici görevi yok edilmiştir. Son yıllarda uygulanan politikalarla üretici adeta kaderine terk edilmiştir. Hayvansal ürünlerde destekleme politikaları son bulmuştur. Damızlık üretimi ve teşviki uygulamalarında ayrılan pay oldukça düşük bir oranda olup, son yıllarda devlet; üreticinin iyi kaliteli damızlık ihtiyacını karşılayan çiftliklerimize ve üretme istasyonlarına kaynak aktarmamakta, bu işletmeleri amaçları dışında kullanımına neden olacak özelleştirme çalışmaları kapsamına almıştır. Bugün küresel ısınma ve plansız tarım politikalarından dolayı çiftçimiz çok zor durumdadır. Artan sıcaklıklar karşısında mağdur olmuş, hasatı neredeyse %50 düşmüş ancak hükümetten yeterli desteği görememiştir.
Geldiğimiz noktada, henüz yapacak daha çok işimiz olduğunun bilincindeyiz. Diğer sektörlerle birlikte tarım sektöründe de yeni ve daha büyük atılımları gekçekleştirebilmeliyiz. Türkiye gibi tarımın hakim olduğu ekonomilerde en önemli sorun budur. Eğer bir ülkede nüfusun yarısı veya çalışanların yarısına yakını gelirini tarımdan sağlıyorsa, o ülkede gelir dağılımı bozukluğu kaçınılmazdır. Türkiye, tarım ve hayvancılıkta yüksek verimle daha çok üretim hedeflemelidir. Bunun da rekabet şartlarının gereklerine uygun bir üretim yapısı kurularak gerçekleştirilmesi zorunludur. Binaenaleyh, bu çerçevede tarım ve hayvancılık sektörü uluslararası rekabeti göğüsleyebilecek bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Üretimle gelecek gelir artışı, köylümüzün ve çiftçimizin satın alma gücünü artıracak ve insanımızı daha çağdaş bir yaşama kavuşturacaktır.
Büyük önder Atatürk, "Köylü milletin efendisidir" derken, köylünün devlet için, millet için ne kadar önem taşıdığına işaret etmiştir.
Tük milleti olarak, bizi besleyen, giydiren köylülerimize, çiftçilerimize minnet ve şükran duyuyoruz. Avrupa Birliği'ne entegrasyon sürecinde; tarım alanında da kapsamlı bir reformun hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Türkiye; değişen dünya koşulları çerçevesinde, tarımına, hayvancılığına ve tarım politikalarına yeni düzenlemeler getirmelidir.
Bu çerçevede ileriye dönük, gelecekte meydana gelebilecek muhtemel gelişmeleri de öngören sağlıklı politikalar belirlenmeli ve uygulamaya konulmalıdır. Bu artık bir zorunluluk halini almıştır.
Netice itibariyle, 21. Yüzyılın ilk yıllarında uzun ve zor bir süreç bizi beklemektedir. Bu süreci en iyi şekilde değerlendirerek, dünyanın gelişmiş ilk on ülkesi arasına girme hedeflerine mutlaka ulaşmalıyız.
Dünya Çiftçiler Günü'nü bu düşüncelerle kutluyor, tüm vatandaşlarıma selam ve sevgilerimi iletiyorum” dedi.

Haber Yayın Tarihi : 14 May 2008
BU HABERE PUAN VER


Toplam Oy Sayısı : 3 Oy Ortalaması : 5
BU HABER HAKKINDA YORUMLARINIZI SİZ DE YAZIN
üzeyir - 15 May 2008 - 23:38
vekilimi kutluyorum
HABERE YORUM YAZ
editör
ACABA ?
Senih Yurdatapan
İşte olması gereken…
Samet Yaraşır
İşler sınırlı değil...
Bekir Çalımlı
Pas tutan iş makineleri
Ziya Gökerküçük
ÇEVRE DOĞAL YAŞAMIN PARÇASIDIR
Nuri Yasar
BİZ TARAFIZ
Mustafa Alsat
MERCEDES
Konuk Yazar
MEMLEKETİMDE NELER OLUYOR ?
Konuk Yazar
Unutmak Kaybolmaktır
Copyright © 2004 Gürses Gazetesi. Her hakkı saklıdır.
Tel:0.284.513 33 59 - Fax:0.284.513 28 12 e-mail: editor@gursesgazetesi.com